26-28 Kasım 2026, Adem Pira Otel, Denizli +90 532 392 94 21 pamukkalepsikiyatriokulu@gmail.com

"Psikiyatrinin karanlık geleceği", Prof. Dr. Filiz Karadağ

filiz karadag"Psikiyatrinin karanlık geleceği", Prof. Dr. Filiz Karadağ

Psikiyatrinin Karanlık Geleceği

DSM ve ICD gibi kategorik sınıflamalar klinik iletişim için ortak bir dil oluşmasına önemli ölçüde katkı sağlamıştır. Ancak geldiğimiz noktada, tanı içi heterojenite, yüksek komorbidite ve önerilen biyolojik mekanizmalar ile tanı kategorileri arasındaki sınırlı örtüşme halen açıklığa kavuşmamış önemli sorun alanlarıdır. Kategorik tanılara alternatif olarak önerilen boyutsal modeller ise, hangi psikopatolojik özelliklere hastalık düzeyinde anlam atfedilebileceği sorusunu da gündeme getirmiştir [1].

 Psikopatolojiyi boyutlar üzerinden modellemeye doğru bir dönüşüm, gelecekte psikiyatrik değerlendirmenin biçimini de değiştirebilir. Klinik görüşmeye dayalı kesitsel değerlendirmelerin yanına; akıllı telefonlar, giyilebilir teknolojiler, konuşma örüntüleri ve günlük davranışlardan elde edilen sürekli veriler eklenmektedir. Dijital fenotipleme, ruhsal durumun yalnızca muayene odasında değil, gerçek yaşam içinde ve zaman içinde izlenebilmesini mümkün kılan bu dönüşümün somut örneklerinden biridir [2]. Yapay zekâ bu çok boyutlu verileri birlikte işlediğinde, psikiyatrik sınıflamaların daha dinamik ve bireyselleştirilmiş hale gelmesi mümkün olabilir. Ancak bu gelişme, “normal” ile “patolojik” arasındaki sınırların giderek daha fazla algoritmik tanımlara bağımlı hale gelmesi riskini de beraberinde getirmektedir.

Yapay zekâ, bugün pek çok alanda klinisyenin tanı, tedavi ve izlemi desteklemek için kullandığı bir araç olmanın ötesine geçme potansiyeli taşımaktadır. Büyük dil modelleri (LLM) bazı kullanıcılar için sosyal ve duygusal çevrenin bir parçası haline gelmekte; yakın tarihli olgu bildirimleri, bazı durumlarda psikopatolojik yaşantının pekişmesine katkıda bulunabileceklerini düşündürmektedir [3]. Bir sonraki eşik ise yapay zekânın yalnızca yanıt üretmesi değil, bağımsız biçimde plan yapabilen ve eyleme geçebilen özerk sistemlere dönüşmesidir. Bu tür sistemlerin sağlık hizmetlerine girmesi, psikiyatride karar verme ve kontrol yetkisinin ne ölçüde insanda kalacağı sorusunu daha da önemli hale getirmektedir [4].

Bu sunumda, psikiyatrik tanı sistemlerinin dönüşümünden dijital fenotiplemeye, yapay zekânın klinik yaşantı üzerindeki etkilerinden özerk yapay zekâ sistemlerinin ortaya çıkardığı karar verme, özerklik ve kontrol sorunlarına kadar uzanan bu olası gelecek senaryoları ele alınacaktır.

Kaynaklar

  1. Szarpak L, Rybczynski B, Pruc M, et al. Beyond DSM Categories: Criteria for Biologically Valid Disease Axes in Psychiatry. J Clin Med. 2026;15:4830. doi:10.3390/jcm15124830.
  2. Onnela JP, Rauch SL. Harnessing Smartphone-Based Digital Phenotyping to Enhance Behavioral and Mental Health. Neuropsychopharmacology. 2016;41:1691–1696. doi:10.1038/npp.2016.7.
  3. Shah S, Morrin H. Substance-induced manic psychosis in which delusions were corroborated by a chatbot: case report. BMC Psychiatry. 2026;26:686. doi:10.1186/s12888-026-08137-3.
  4. International AI Safety Report 2026. 2026.

Özgeçmiş;
Prof. Dr. Filiz Karadağ, 1990 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.
Psikiyatri uzmanlık eğitimini 1999 yılında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda tamamladı ve 2013 yılına kadar aynı kurumda görev yaptı. 2013 yılından bu yana Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda profesör olarak çalışmaktadır.
2007 yılında psikodrama terapisti unvanını aldı.
Bilimsel çalışmaları başlıca obsesif kompulsif bozukluk, şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar, bilişsel işlevler, nörogörüntüleme, psikofarmakoloji, tedaviye dirençli depresyon ve psikoterapi alanlarında yoğunlaşmaktadır.

online kayit

Özetler

Önemli Tarihler
Takvim
Sempozyum Tarihleri: 26-28 Kasım 2026
Bildiri Son Gönderim Tarihi: 1 Kasım 2026
İndirimli Kayıt Son Tarihi: 1 Kasım 2026

Adem Pira Otel, Denizli